| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
acemi cadı dizisi acemi cadı dizi müziği acemi cadı dizisi son bölüm acemi cadı dizisi geçen bölümRSSYorum RSS
Yazılar

Acemi Cadı 5. Bölüm Özeti 

acemi-cadi-bolum-5

Tuğçe’ye babası çok pahalı bir kedi almıştır. Tuğçe, bunu herkese anlata anlata bitiremez ve okuldakilere hava atar. Bu durum Ayşegül ve Ceren’i çileden çıkarır. Ceren de Ayşegül’ün kedisi Duman’ı öve öve bitiremeyince, kıskançlık krizine giren Tuğçe okulda kedi güzellik yarışması düzenler. Ayşegül, Duman’ı ikna eder ve yarışmaya büyü yüzünden kediye dönen amcası ile katılır. Fakat Tuğçe yarışmaya hile katar. Dilaver’in yüzme bilmediğini kanıtlayan kolluk ve simitli fotoğrafını ele geçirerek, ona şantaj yapar. Ancak Tuğçe’nin oyunu geri teper. Durumu öğrenen Ayşegül ve halaları devreye girer ve yarışma hiç beklenmedik şekilde sonuçlanır. Selim ve Ayşegül giderek yakınlaşırken, Selda’nın onları rahatsız eden Postacıyı uzaklaştırmak için yaptığı büyü yanlışlıkla Dilaver’i etkiler. Selda’ya aşkını itiraf etmek için kapsına gelen Dilaver, Selda’dan bucak bucak kaçmaya başlar

Acemi Cadı 4. Bölüm Özeti 

acemi-cadi-bolum-4

Kendi gibi cadı olan halaları Selda ve Melda'nın tuhaflıklarından çekinen Ayşegül, yakın arkadaşı Ceren'i eve yatıya çağırmak istemez. Bunu fark eden halaları duruma bozulur ve normal aile gibi davranacaklarına söz verip Ceren'i zorla eve davet ettirirler. Başta her şey iyi giderken, Ceren'in cadılar dünyasına yanlışlıkla girmesiyle kabus gibi saatler de başlar. Deli Ferit, dünyadan gelen normal insan olan Ceren'i, sihir dünyasına izinsiz girdiği için cadılar kanununa göre çekirgeye çevirir. Selda ve Melda müdahale için geç kalmıştır. Tek çare Deli Ferit'i büyüyü bozmaya ikna etmektir. İş bu konuda Selda'ya düşer. Cazibesi ile eski aşkını ikna etmek zorundadır. Ancak Selda'nın aklı bir yandan da Ayşegül'ün okul müdürü Dilaver'dedir. Selda, Ceren' ı kurtarmak için bir seçim yapmak zorundadır

Acemi Cadı 3. Bölüm Özeti 

acemi-cadi-bolum-3

Okulda parti heyecanı vardır. Ayşegül, okul partisine Selim’le gitmek isterken Tuğçe ondan önce davranır ve Selim’i kapar. Tuğçe’nin alaylarına dayanamayan Ayşegül partiye gitmekten vazgeçer. Yeğenlerinin mutsuz olmasına dayanamayan halaları Melda ve Selda, özel bir büyü ile şekil verdikleri hamuru çok yakışıklı bir gence dönüştürürler. Ayşegül’e partide eşlik edecek bu sihirli genç, 2 saat sonra yine hamura dönecektir. Ayşegül bütün uyarıları dikkate alarak Tarkan Tan adını verdikleri sihirli eşi ile partiye gider. Herkes çok iyi dans eden Tarkan Tan’a bayılır. Selim ile partiye gelen Tuğçe bu duruma çok bozulur bütün hilelere rağmen ne yapsa Ayşegül’ü bir türlü yenemez. Selim ise Ayşegül’ü çok kıskanır. Ancak Melda aktif ve heyecanlı tozundan karışıma çok döktüğü için Tarkan Tan yerinde duramaz ve herkesle dans eder. Bu kez eşler değişir. Tuğçe, Selim‘i kıskandırmak için Tarkan Tan’la dans etmeye başlar. Böylece Ayşegül de Selim’le baş başa kalmaya fırsatı bulur. Selim’den istediğini bulamayan Tuğçe, Tarkan yapışır. Ancak oda hamur olup ortadan kaybolunca işler karışır. Bu arada Melda ile Ayşegül’ün okul müdürü arasında da duygusal bir yakınlaşma başlar

Acemi Cadı 2. Bölüm Özeti 

16. yaş gününde cadı olduğunu öğrenen Ayşegül, sahip olduğu yeteneklerini halaları Selda ve Melda’nın yardımlarıyla geliştirmeye başlamıştır. Halaları, Ayşegül’ü yeteneklerini insanların hayatlarını değiştirecek ve kaderlerini etkileyecek büyüler yapmaması konusunda uyarırlar. Okula giden Ayşegül, halalarına verdiği sözü unutur ve arkadaşlarını mutlu edeceğini düşündüğü büyüler yapar. Yakın arkadaşı Ceren sınıf başkanı olmak istemektedir. Tuğçe de onun rakibidir. Ayşegül büyü ile Ceren’in başkan olmasını sağlar. Ayşegül’ün çok hoşlandığı okulun popüler yakışıklısı Selim de sezonun ilk maçında Cüneyt’in yerine basketbol takıma kendisinin seçilmesini istemektedir. Ayşegül sihir yaparak onun da bu isteğini gerçekleştirir. Cüneyt antrenmanda sakatlanır ve onun yerine maça Selim çıkar. Ayşegül, son olarak da geçim derdi yüzünden hem kimya hem de fizik derslerine giren Hulki Hoca’ya yardım eder. Ona altın yapmanın formülünü verir. İnsanları mutlu etmek için onların isteklerini gerçekleştiren Ayşegül farkında olmadan büyük bir felakete neden olacaktır. Onların mutluluğu için yaptığı büyüler tam tersi sonuç verir ve Ayşegül’ün başı Yüksek Cadılar Konseyi ile derde girer.

Acemi Cadı 1. Bölüm Özeti 

acemi-cadi-bolum-1

Ayşegül, annesi ve babası yurtdışında çalıştığı için Melda ve Selda adlı çılgın iki halası ile birlikte yaşamaktadır. Ancak bu tablo aldatıcıdır. Yeni okuluna alışmaya çalışan Ayşegül'ü 16.yaşına bastığı gün büyük bir sürpriz beklemektedir. Bu büyük sürpriz Ayşegül'ün hayatını tamamen değiştirir ve bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmaz.Yıllardır kendisinden saklanan sırrı, halaları, doğum gününde ona açıklar. Ayşegül sihirli güçlere sahip bir cadıdır.Üstelik sadece o değil, iki halası ve Amerika'da çalıştığını zannettiği babası da cadıdır. Bu gerçeğe Ayşegül inanmak istemez ve karşı çıkar. Ancak 16.yaşına bastığı için yasak kalmış tüm güçlerini kullanabilme yetisine sahip olmuştur.Üstelik 16. yaşgünü hediyesi olan büyülü kitap aracılığıyla binlerce kilometre uzakta olduğunu zannettiği babası ile konuşabilmektedir. O artık istese de istemese de bir cadıdır. Önceleri bu durumu inkar eden Ayşegül cadı olmaktan mutsuzdur. Fakat okulda yeni tanıştığı, ilk bakışta hoşlandığı Selim ve ona rakip okulun popüler kızları, fikrinin değişmesine neden olur.Tuğçe ve grubunun saldırılarından kurtulmak ve Selim'i etkilemek cadılar için çok basit işlerdir.Halalarının rehberliğinde Ayşegül bu büyülü dünyayı keşfetmeye ve onlar gibi deneyimli cadı olmaya çalışır. Ancak bu sasıldığı kadar kolay değildir. Acemilik Ayşegül'ün başına bir çok dert ile birlikte ilginç serüvenler de getirir.

Acemi cadının sevimli oyuncusu Çağkan Çulha'nın trendy dergisine röportajı 

D Production yapımı "Acemi Cadı"nın başrol oyuncularından Çağkan Çulha.Annesi ise artık aramızda olmayan bir dönemin ünlü oyuncusu Mine Mutlu.Kimseden destek görmeden,tek başına oyunculuk sektörüne girmeye çalışan Çağkan,figürasyon oyunculuğundan,başrole geçiş hikayesini bizlerle paylaştı.

*Oyunculuk nasıl başladı?

En büyük hayalimdi oyuncu olmak.Devlet tiyaryosu'nda oynayan bir arkadaşım var.O bir reklam filminde oynamışyı.O zaman daha da şekillenmeye başladı kafamda bir şeyler.Annem oyuncuydu zateb.Rahmetli Mine Mutlu.Bir ajansa kayıt yaptırdım.Şansıma her şey iyi gitti.

*Peki sana destek olacak,yönlendirecek birileri yok muydu?Sonuçta annenden kaynaklanan bir çevren vardı,değil mi?

Babam özellikle bu konuda yardımcı olmak istedi ama ben istemedim.Çünkü torpile karşıyım.Kendi başıma bir şeyler yapmak isterdim.

*Başarılı olduğunu düşünüyor musun?

İlk beş,altı ay boyunca görüşmelere gittim ama hiç bir iş çıkmadı.Sinir oldum!Sonra yavaş yavaş figürasyon işleri çıktı.Ardından reklam oyunculupu ve 'Acemi Cadı' geldi.

*Figürasyon oyunculuğu yaptığın dizi filmler hangileri?

İlk olarak 'Belalı Baldız'da rol aldım.Hatta çok müstehcen sahnelerim vardı;boxer'la kalıyordum!Sonra 'Hayat Bİlgisi' geldi.Son olarakda 'Acemi Cadı' geldi.

*Kendi kendine çabaladığına değdi mi sence?

Tabii ki değdi!En önemlisi yavaş yavaş kendime inanmaya başladım.Tabii çok temiz ve dürüst bir sektör değil ama çalışıyoruz işte!Amacım başarılı olmak,bir yerlere geldikten sonra değişmemek ve bazı çirkinlikleri düzeltmek!

*Nedir o çirkinlikler?

Şöhret budalası olmak bence en büyük çirkinlik.

*Bu hayatın içine girilirse ister istemez şöhretin büyüsüne kapılmaz mı insan?

Evimin önüne gelmeye başladı kızlar.Çok utanıyorum mesela.Geçen gün biri bana Kıraç'ın albümünü hediye etti.Çok temiz ve masum bir duygu bu.Ama ben şöyle düşünüyorum:Ben de insanım,onlar da insan.Hiçbir farkımız yok.O yüzden bana saçma geliyor!'Şöhret budalası' insaların kendi karakterlerine saygısızlık yaptığını düşünüyorum.Çünkü şöhret bittiğinde neye uğradıklarını şaşırıyorlar ve büyük bir psikolojik bunalıma giriyorlar.Zaten çok nankör bir sektör.İş çıkmadığı zaman yüzün unutulur.

*Şöhret konusunda oldukça komplekssiz ve rahat görünüyorsun.Her zaman içinden geldiği gibi davranabilecek misin?Çok kızdığın bir anın olabilir mesela...

Bu konuda da herhangi bir problemim yok.Zaten çok nadir sinirlenen biriyim.Her zaman sabırlı ve güler yüzlüyümdür.Şöhretle ilgili hoşuma giden tek şey şu:İnsanların bana gülümsemeyle bakıyorlar.Sahtelik bile olsa,insanları güler yüzlü görmek hoşuma gidiyor!Ama saçma sapan da avantajları var.

*Ne gibi?

Bir yerde sıra var diyelim.Ben de sıranın sonuna geçmiş,bekliyorum.Hemen beni sıranın başıan geçirmeye çalışıyorlar,öncelik veriyorlar.Böyle şeylerden hoşlanmıyorum.Ya da bir yerde yemek yiyorum.Herkes;"Afiyet olsun" diyor.Onlara cevap vermekten yemek yiyemiyorum!

*Hayallerinden birinin oyunculuk olduğunu söyledin.Hayallerini süsleyen başka şeyler var mı?

Çok klişe bir şey ama bir Hollywood filminde rol almak isterdim.Hatta bir sahnesinde bile görünmek yeterli olurdu.

*Okul yıllarında nasıl bir öğrenciydin?

Ortaokulda çalışıyordum,iyiydim.Lisede çalışmıyordu,yine iyiydim.Çünkü dersi derste dinlerdim.Üniversitede vasattım ama.

*Hangi bölümde okudun?

İstanbul Üniversitesi İşletme,ama henüz bitiremedim!

*Çekim olmadığı zamanlarda nelerle uğraşmaktan keyif alırsın?

Evde olmayı ve evde bir şeylerle uğraşmayı çok seviyorum.Uyuyorum,play station oynuyorum.Çekimler de çok zevk veriyor ama biraz fazla olunca yoruluyor insan!(MisS LoneLy der ki:kıyamaaammm)

*Annenle ilgili konuşmak ya da filmleri izlemek seni üzüyor mu?

Hayır,üzmüyor.Çünkü onu kaybettiğimde çok küçüktüm.Hatırlayamıyorum onu.Hafızamda canlandıramıyorum.TV'de filmleri yayınlandığında annem olarak izliyorum ama ortak anılarımız yok ne yazık ki.

*Annenle ilgili yapmaktan hoşlandığın bir şeyler var mı?Konuşmak gibi mesela...

'Hayat Bilgisi' dizisiyle başlayan bir alışkanlık edindim:Çok zorlanacağım sahnelerde bana yardım etmesi için dua ediyorum.

*Ne burcusun?

Tam geçiş tarihinde doğduğum için Yay ve Akrep arasında gidip geliyorum.Günlük ruh halime göre değişiyor burcum.(MisS LoneLy der ki:Ablamla aynı gün doğmuş (22 Kasım))

*Kız arkadaşın var mı?

Evet,var. ()

*Nasıl kızlardan hoşlanırsın?

Fiziksel olarak benim beğendiğim kızlara çevremdekiler;"Aa!Nasıl bu kızla çıkarsın?" derler.Görünüş itibariyle pek güzel bulmazlar,ama bana güzel gelir.Karakter açısından da dürüst ve anlayışlı olsun yeter

Asla bir cadı olarak yaşamak istemem:) 

Onu dondurma yiyen sempatik şirin kız görüntüsüyle reklamlardan tanıdık. Erkek arkadaşının verdiği dondurmayı o gülen yüzüyle alan genç kız bugün gene aynı şirinliği ve güzelliği ile acemi bir cadıyı canlandırarak izleyenlerden tam not alıyor.

19 yaşındaki Merve Boluğur'a daha şimdiden geleceğin vazgeçilmez oyuncusu olarak bakılıyor. Özellikle ekrandaki samimi ve içten bakışları, konuşması ile gençlerin sevgisini kazanan Merve ilk dizisi olan “Acemi Cadıî ile tüm dikkatleri üzerine toplamayı başardı. Tabi dizide kendisine eşlik eden usta oyuncular Nergis Kumbasar, “Avrupa Yakasıî dizisindeki “Fatoşî karakterinden tanıdığımız Şenay Gürler ve “Tatlı Hayatî dizisinde “İrfanî rolüyle büyük beğeni kazanan Celal Kadri Kınoğlu'nun oyunculuklarını da unutmamak gerekiyor. Zatin genç Merve de onlarla oynamanın büyük şans olduğunu her fırsatta dile getiriyor.

Seni yaz aylarının vazgeçilmez yiyeceği dondurma reklamından tanıyoruz. Sempatik bir yüzün var? Daha önce oyunculuk deneyimin hiç oldu mu?Teşekkür ederim. Aslında ben hala Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde halen oyunculuk dersi alıyorum. Sadece ufak rollerde oynadım. Bunlardan birisi Keloğlan Kara Prense Karşı filmiydi.

Çok gençsin kaç yaşındasın?

Aslında herkes beni dizideki rolümden ötürü 16 yaşında biliyor ama gerçekte 19 yaşındayım. Eh aslında yüzümün de beni küçük gösterdiğini söylüyorlar. Bu yaşımda küçük gözükmek pek hoş değil ama ileride benim için avantaj olacak.

Oyunculuğu neden seçtin? Nasıl karar verdin?

Aslında oyuncu olmak aklımın köşesinden geçmiyordu. Ben daha çok spikerlik veya sunuculuk gibi bir meslek istiyordum açıkçası. Reklamlarda oynayarak kameralarla tanıştım. Aslında bu işin sanıldığı kadar kolay olmadığını hemen anladım. Çok sabır gerektiriyor. Ama set ortamında çok mutlu ve huzurlu hissettiğimi gördüm. Şöyle bir düşününce bu işi yapmalıyım dedim kendi kendime. O yorgunluk artık bana zevk vermeye başladı. Çünkü oyunculuktan büyük zevk almaya başlamıştım.

“Acemi Cadı" dizisiyle acemi genç bir cadıyı canlandırıyorsun. Bu ilk dizi deneyiminle oyunculukta da kendine 'acemiyim' diyor musun?

Evet kesinlikle daha acemi bir oyuncuyum. Daha yolun çok başlarındayım. Ama her geçen gün kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Çok iyi bir oyuncu olmak için her şeyi öğrenmeyi gayret ediyorum. Bana destek veren tiyatrocu ağabey ve ablalarım var. Set ekibim var. Onlarla bu ilk dizi deneyimimde oynamak benim için çok büyük bir şans.

Diziye nasıl seçildin?

Reklamlarımı izleyen yönetmenimiz Feride Kaytan beni arıyor. Fakat bu arada benimle de bu dizi için başka bir yerde bir görüşme yapılıyor. Yönetmenin beni aradığını ve o dondurma reklamında oynadığımın farkına varmıyorlar. Ama bu arada beni de beğenip deneme çekimine çağırıyorlar. Sonra hem beni çekimlerde beğeniyorlar hem de aradıkları kızın ben olduğumu öğreniyorlar. Böylece bu diziye başlıyorum.

Dizideki karakterini anlatır mısın?

Aslında dizimiz yabancı bir dizi olan Sabrina'dan uyarlandı. Ben de o dizide, Melissa Joan Hart'ın canlandırdığı Sabrina karakterinin yerli versiyonu olan 16 yaşındaki Ayşegül'ü canlandırıyorum. Genç yaşta sihirli güçlerimin olduğunu öğreniyorum. Ama bu işi iyi bilmediğim için sihirlerimi doğru kullanamıyorum. Dizideki karakterim iyi niyetli, şeker, sevecen, kötülük istemeyen birisi. Dizide bir de 'Selim' adında hoşlandığı bir okul arkadaşım var. Bana destek olmaya çalışan halalarım var. Her zor durumdan onlar sayesinde kurtuluyorum.

Gerçek hayatında da böyle misin? Sana kimler destek veriyor?

En büyük destekçim ailem tabi ki. Kişiliğim itibari ile aslında Ayşegül karakteri ile benzeşiyoruz. Kavgayı, kibri sevmem. Herkese ılımlı yaklaşırım. Ben özel yaşantımda hata yapmamaya çalışıyorum. Ama bu tür durumla karşılaşırsam özellikle annem hep benim yanımda olur.

Dizide sana kötü davrananlara karşı çok sabırlısın ve sonunda patlıyorsun. Gerçek yaşantında da böyle sabırlı mısın?

Ben de aslında aynı Ayşegül karakteri gibi sabırlı bir insanımdır. Kolay kolay sinirlenmem. Ancak damarıma basarlarsa patlarım.

Geleceğe yönelik planların neler?

Bir kere çok iyi bir oyuncu olmak en büyük hedefim. Şu an oynadığım diziyi de anlımın akıyla bitirmek istiyorum. Gelecekte insanlar “Merveî deyince “İşini çok iyi yapan biriî demeleri için çok çalışacağım. Beğenilen ve izlenilen bir oyuncu olmak istiyorum. Merve ismi unutulmasın istiyorum. Aslında bir kendimi gösterebileceğim bir sinema filminde oynamak o kadar çok arzu ediyorum ki.

Peki tiyatro hakkında ne düşünüyorsun?

Ben zaten tiyatronun okuluna gidiyorum. Oyunculuk dersi alıyorum. Tiyatro da beni en çok geliştiren çok önemli bir şey. Tiyatroya devam edeceğim ve sahnede insanlara karşı oynamak için çok sabırsızlanıyorum. Eminim çok zevkli ve bir o kadar da zordur.

Peki bu kendini oyunculuk anlamında kimi örnek alıyorsun ve kimleri beğeniyorsun?

Aynı dizide oynadığımız Şenay Gürler ve Celal Kadri Kınoğlu bana çok destek veriyorlar. Bunun yanında belki de her genç oyuncu adayının idolleri olan Haluk Bilginer, Zuhal Olcay, Müjdat Gezen de benim beğendiğim, örnek aldığım sanatçılar.

Senin de çok hayranın var mı?

Fanların oluştu mu?Evet dizimiz büyük ilgi gördü ve sevildi. Bunun sonucunda da tanındım. Özellikle çocuklar yolumu kesip imza istiyorlar. Hatta bazıları sihir yapmamı bile istiyor. İnternet ortamında da fanlarımın olduğunu söylüyorlar. Bu tabi çok güzel bir duygu. Beni seven herkese teşekkür ediyorum.

19 yaşında genç ve güzel bir bayansın. Dizide de birisine aşık bir genç kızsın. Dondurma reklamında da öyleydin. Gerçekte hayatta aşkı nasıl yaşıyorsun?

Ben çok utangaç bir yapıya sahibimdir. İlk adımı biraz karşıdan beklerim. Aşkı dolu dolu yaşarım ve hemen aşık olurum. Hatta sevgiden çok aşkı yaşamayı seviyorum. Yani direk vuruluyorum. Çok duygusal bir insanım. Bu kişiliğim bana bazen zarar verebiliyor ama gene de aşık olmaktan mutlu oluyorum.Son olarak dizideki gibi gerçek yaşamında da cadı olmak ister miydin?İstemezdim. Tadını dizide çıkartıyorum zaten.

Peki cadılık yapar mısın?

Cadılık mı yok ya. Ben kendi halimde uysal bir kızım. Sorumlarımı kendi kendime çözmeyi seviyorum. İşte bu yüzden sihir kullanmama gerek yok. Ha ama aklıma geldi yalan söyleyenlere 'doğruluk pastası' yedirmek isterdim doğrusu.